Ziyaretçilerimiz


Warning: Creating default object from empty value in /home/panik/public_html/v3/modules/mod_stats/helper.php on line 106
Content View Hits : 6389599
Panik Atak Nedir? Print E-mail
Makaleler (Dr. Nihat Kaya)

 Depresyon Tedavisinde İlaç Kullanma İlkeleri

 

Röportaj

 


Dr. Nihat Kaya'nın Yeni Kitabı "YAŞAMAK İSTİYORUM" Çıktı! 

 

  • Hayatımızın, ömrümüzün; kısacası yaşamımızın ve varoluşumuzun anlamı nedir? 
  • Neden yaşamın kıyısında bir ileri bir geri gidip geliriz?
  • Niçin zaman zaman yaşamdan çekip gitmek isteriz?
  • İçimizdeki şiddet dürtüsünü frenlemekte neden zorlanırız?
  • Kendimizi ve diğer varlıkları; bireysel ya da toplu olarak yok etme dürtümüzün altında nelere yer veririz aslında?
  • Kanıksanmış bir hayat akışında, yaşamak istiyorum diyerek neyi anlatmak isteriz?
  • Günümüz modern dünyasında; sorgulayan ama, yabancılaşan; bireyselleşen ama, bencilleşen bir hayat mı dayatılıyor bize? Yoksa bu sonuç mu yaşamayı unutup şiddete ve yok etmeye yöneltiyor bizi? 

 

İşte elinizdeki kitabı okuduktan sonra, bu gibi, pek çok soruyu kendinize yöneltecek ve cevaplarını kendi iç dünyanızda aramaya başlayacaksınız.  

Seçkin kitapevlerinde bulabilirsiniz. 


 Dr. Nihat Kaya'nın Kitapları

Kalp krizi mi geçiriyorum? 
Neden tansiyonum yükseliyor?
Ya ölürsem?
Dişçiye, kuaföre gidemiyorum, daral geliyor.
Toplu taşıma araçlarına binemiyorum.

Alışveriş merkezlerine, pazarlara, kalabalık yerlere giremiyorum.
Sokağa yalnız çıkamıyorum...
İşte tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı bu kitapta.

 

 Depresyon, Panik ve Takıntılarımız

''Sıkılıyorum, hayattan zevk alamıyorun, mutsuzum, yorgun, bitkin, karamsarım, karar veremiyorum, işlerimi yapamıyorum, bazan ağlıyorum, başım ağrıyor, bedenim rahat değil...'' ''Korkuyorum, çok heyecanlıyım, birden panikliyorum, kalbim çok hızlı çalışıyor, her tarafımı ateşler basıyor, nefesim daralıyor, bayılacak gibi oluyorum, o an kontrolümü yitiricekmişim gibi, ölecekmişim gibi geliyor...'' ''Kendime güvenim yok, sosyal ortamlardan kaçıyorum, insanlar bana bakıyor gibi geliyor...'' diyorsanız sizde çağımızın en yaygın psikayatrik bozukluklarından ''Depresyon, panik bozukluk ve sosyal fobiden'' birini yaşıyorsunuzdur. Bu sorunlar ve daha birçok psikolojik-psikiyatrik konuların anlatımını bulacaksınız.

  

 

Eşim neden değişti? Yanlış bir insanla mı birlikteyim?  
Sevgiyi ve aşkı neden dışarıda arıyorum? Neden aldatıyor veya aldatılıyorum? 
Aşk, kara sevda nedir?
Eşler arasında iletişim hataları, Cinsel sorunlar, Aile kavgaları, Korkularımız,  Psikolojik bayılmalar, Depreme bağlı sorunlarımız,

Teknolojinin insanı mutsuzluğa, yabancılaşmaya nasıl ittiğini ve diğer sorunları, yaşamın gerçeklerini bu kitapta bulacaksınız.

  

 

İntihar nedir? İnsanlar niçin intihar ediyorlar? İntihar davranışı bir akıl hastalığı belirtisi midir? Neden kadınlarda intihar girişimi erkeklerden daha fazladır?
İntiharda gençler neden ilk sırayı alıyor?  Ekonomik refah intiharı önler mi?
İntihar bir zayıflık, iradesizlik belirtisi midir? Köprüye çıkanların çoğu neden intihar etmiyor? İntihar önlenebilir mi? İntihar girişiminde bulunmuş bir insana nasıl davranılmalı? İntihar olayı önceden anlaşılabilir mi? İntiharın belirti ve ipuçları nelerdir? Medya intihar haberleri vererek intiharı artırıyor mu? İntihar kişinin bir seçim özgürlüğü müdür?
- İntihar düşüncesi olan birisi başka bir insanı öldürebilir mi?

  

 

  Çocuğun normal gelişim özellikleri
- Çocuğun davranış ve duygularındaki değişiklikler
- Çocuğumu nasıl yetiştireyim?
- Çocuğumda ne normal ve anormal
- Terbiyede dayak kullanılır mı?
- Çocuğum neden hırçın? Söz dinlemiyor
- Çocuğum bana bağımlı çekingen, okulda başarıız
- Çocuğum altını ıslatıyor, yemek yemiyor zorla yediriyorum
diyorsanız bu ve benzeri soru ve sorunlarınıza bu kitapta cevap bulacaksınız.

BİPOLAR (İKİ UÇLU HASTALIK) NEDİR?

Bipolar
___________________________________________________ 

 

 Bizi Facebook'da Ekleyin 

 
Duygular da hastalanır mı?


Anti Depresan


 
 panik atak tedavisi

 

Depersyon Belirtileri

 PA Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Panik Atak Nedir?

Panikatak, başta "Panik Bozukluk" olmak üzere, birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda
(Tiroid bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları, kansızlık gibi...)
görülebilen; beklenmedik bir anda, herhangi bir yerde ortaya çıkan; yoğun kaygı,
bunaltı, korku karışımı bir nöbettir.

Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki, kötü bir şey olacağı
veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan, doğal olarak o
ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek
bir sağlık kuruluşuna müracat edilir. Çoğu kez de hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama
olur ve nöbet geçebilir. 

Panik atağı yaşayanların bazıları, o esnada kalp krizi geçirdiklerini ve öleceklerini hissederler.
İlk defa hayatla ölüm arasındaki o ince çizgide, kendisini ölüme yakın hisseden kişi, büyük bir
korku ve dehşet yaşar. Bazısı o an kim varsa, ona vasiyetini söyler. Telaş ve kaygıyla bir an önce
acile-doktora yetişmek için etrafına yalvarır. Kimisi aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü
yitireceğini, düşüp bayılacağını hisseder.

Panik atak geçtikten sonra; kişi üzerinden kamyon geçmiş gibi hisseder. Müthiş bir yorgunluk,
isteksizlik, sese, gürültüye, kalabalığa, ışığa karşı tahammülsüzlük ortaya çıkar. Yatmak, dinlenmek
en iyi bir seçim olur. Yanında güvendiği birisi olsun ama soru sormasın, fazla konuşmasın istenir.
Bunlar zaten bir "harpten çıkmış" insanı daha da yorar.

01 - PANİK ATAK TÜRLERİ

1. Beklenmedik Ataklar: Nedensiz,birden ortaya çıkan nöbetler. Panik bozuklukta bu tür ataklar vardır.
2. Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada bir durum karşısında ortaya çıkar.
3. Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz. Örneğin araba kullanırken panik atak oluşmaktadır. Bazen araba kullandıktan sonra atak geçirmektedir...

Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır.Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım veya bir saat sürebilir.

PANİKATAKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER:

1. Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar...
2. Terleme(Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
3. Titreme, sarsılma, itilme hissi
4. Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi)
5. Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı, havanın yetmemesi gibi hisler)
6. Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
7. Bulantı, karında ağrı, şişkinlik , gaz oluşması, geğirti.(Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
8. Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
9. Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır,cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır, ya da depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali; sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişide kendisini hissedememe, algılayamama, kendisine yabancılaşma durumu oluşur.)
10. Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
11. O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu, ölüm korkusu
12. Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken diken olma halleri
13. Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları


02 - PANİK ATAKLARIN GÖRÜLDÜĞÜ DURUMLAR - PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR

1. Panik Bozukluk:
Panik ataklar en sık ve en çok panik bozuklukta görülür. İleride panik bozukluk ayrıntılı anlatılacaktır...

2. Sosyal Fobi:
Sosyal fobik bir insanda zaman zaman panik atak yaşayabilir. Karşı cinsle konuşma durumunda kalma, bir toplulukta bulunma ve göz önünde olma, birileriyle tanışma ve göz göze gelme zorunluluğu, birilerinin önünde yazı yazma, birşeyler yiyip içme, başkalarının yanında çişini yapma durumlarında panikatak yaşanabilir. Kişinin elleri titrer,yüzü kızarabilir.Terleme ve ateş basması, şaşkınlık, konuşmada kekeleme ve şaşırmalar ortaya çıkabilir. Bu o anki zorlanma durumuna bağlı bir kaygı-panik durumudur. Diğer zamanlarda, ya da kişinin bu ortamlardan kaçındığı zamanlarda panikatakı olmaz. Oysa Panik bozuklukta her hangi bir yerde ve her hangi bir zamanda; beklenmedik bir anda panikataklar ortaya çıkabilir. Sosyal fobikler çocukluktan itibaren sessiz, utangaç, çekingendirler, okullarda parmak kaldırmazlar, tahtaya kalkmazlar, kaldırıldıklarında yüzleri kızarır, bazen konuşamazlar, başları öne eğilir ve çok sıkılırlar ve utanırlar. Pek arkadaşları olmaz.

3. Özgül Fobi:
Özgül fobide; korkulan, kaçınılan tek bir nesne yada bir durum vardır. Örneğin; kedi-köpek-böcek görülünce, yaralanınca, kan görülünce, uçağa binince panikatak yaşanır.

4. Posttravmatik Stres Bozukluğu (Travma sonrası stress bozukluğu):
Tehdit, ağır hakaret ve saldırıya maruz kalma, işkence, tecavüz olaylar, deprem ve diğer doğal afetler, savaşlar gibi herkes için ciddi tehdit ve korku oluşturan durumlarda da zaman zaman panik ataklar olabilir. Kişi yaşadığı olayları hatırlatan bir ses, görüntü veya herhangi bir uyaranla birden geçmiş acı, travmatik anlarına dönebilir. Bazen uykularından panikle uyanırlar. Kendisini hala savaşta, cephede hissedip sipere yatanlar olur. Deprem travmasına maruz kalanlar o anı aynen yaşayabilirler.

5. Akut Stres Bozukluğu:
Posttravmatik stres bozukluğundaki gibi bir olayla karşılaşılmıştır. Ancak kişinin sıkıntıları olayı izleyen bir ay içerisinde ortaya çıkar. Belirti ve şikayetler en az iki gün, en fazlada bir ay sürmelidir. Ağır bir benlik çözülmesi, karmaşa hali vardır. Duygusal tepki kaybı, uyuşukluk, dalgınlık, yabancılaşma, gerçeği algılamada bozukluk, kimlik duygusunda karmaşa ortaya çıkabilir. Bazen de panikatakta görülen çarpıntı, terleme, kızarma, yabancılaşma belirtileri görülür.

6. Genelleşmiş Anksiyete Bozukluğu:
Anksiyete; kaygı, bunaltı,sürekli sıkıntı ve stres altında olma halidir. Bütün vucudu ve zihni etkilediğinde yaygınlaşmış demektir. Yoğunluğu artığında panikatak oluşabilir. Kişinin düşünce, duygu ve davranışları tamamen kaygı ve stres altındadır. Sürekli kötü bir şeyler olacağı endişesi vardır. En aşağı altı aydır her gün kaygı yaşanmaktadır. Bir çok olay ve etkinlikler hakkında abartılı kuruntular-evhamlar dikkat çeker. Kişi huzursuzdur. Sürekli yer değiştirir. Sabırsız ve sinirlidir. Kaslarında gerginlik ve ağrılar vardır. Çabuk yorulur, dikkati dağılır. Her şeyin en kötüsünü düşünür. Sese ,gürültüye ve ışığa karşı aşırı hassastırlar. Aşırı heyecanlı ve telaşlıdırlar. Adeta diken üzerindedirler. Oturdukları koltukların uçlarına "emaneten" oturur gibiler. Erkeklerde erken boşalma ve başarısız olma korkuları vardır. Mide-barsak sisteminde gastrit-ülser sıktır. Sık sık tuvalete giderler. Aşırı terlerler. Avuç içleri hep ıslaktır. Bazıları bu kaygıyı bastırmak için alkol, kumar yada seks bağımlısı olur. Bazı hızlı çapkınlar bu kaygılı insanlardır. Bu kaygı-endişe hali yoğunlaştığında panikataklar ortaya çıkabilir. Bazen de birlikte görülebilirler.

7. Obsesif-Kompulsif Bozukluk(Takıntı-Saplantı-Titizlik Hastalığı):
Takıntılı-titiz kişilik yapılarında olan insanlarda daha çok görülen bir hastalıktır. Saçma olduğu bilinmesine rağmen tekrarlayıcı davranışlar olabilir. Örneğin kapı kilitlendiği halde defalarca kontrol edilir. Hatta yollardan işten dönülerek, bazen komşuya kontrol ettirilerek emin olunmak istenir. Ellerini bir kalıp sabunla yıkadıktan sonra hala temizlenmediğini düşünen şahıs, başına, tasdik için birini dikebilir. İçinden kutsal değerlere isyan-küfür gelen kişi, sürekli dualar okuyarak kendisini temizlemeye çalışır. Bazılarında çocuklarına-yakınlarına zarar verme korkusu ortaya çıkınca, onlarla yalnız kalmamaya çalışır. Kesici aletleri ortadan kaldırıp, hatta evden uzaklaştıranlar olur. Kimisi mikrop kapıp hasta olmaktan korkar. Bir yere dokunmaz. Ellerini sürekli temizler, eldiven kullanabilir. Peçeteyle kapıları tutabilir. Saatlerce banyoda tuvalette kalınabilir. Yanlış oldu diye defalarca ibadet edilebilir.Sa atlerce abdest alınabilir. AIDS ın gündemde olduğu günlerde, güvenliksiz seksüel ilişki kuran insanlarda AIDS takıntısıyla sürekli muayene ve tahlil yaptırmalar baş gösterir. Bu tür hastalarda da takıntılarıyla ilgili kaygı ve stres düzeyleri yükselince panik atak ortaya çıkar.

8. Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu:
Kişinin bağlı yada bağımlı olduğu bir nesneden, kişiden, yerden ayrılmak zorunda olduğu durumlarda panik atak yaşanabilir. Bağımlılık yapısı çok belirgin olan insanlar bağımlı oldukları objelerle o kadar bütünleşirler ki, ondan ayrıldıklarında yalnızlık, korku, güvensizlik, panik yaşarlar. Ebeveynlerine bağımlı olan birisi, farklı bir şehirdeki okula giderken, evlenip evden ayrılırken panik olabilir.

9. Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu:
Fiziksel nedenli bir çok hastalıkta da anksiyete ve buna bağlı panikataklar görülebilir.Ciddi akciğer ve kalp hastalıklarında,şeker,Tiroid bezi hastalıkları,hormonal bozukluklar,enfeksiyon hastalıkları,kansızlık ve daha bir çok fiziksel hastalıkta anksiyete ve panikatak ortaya çıkabilir.Özellikle son yıllarda ağır gribal enfeksiyonlardan sonra panikatak ve depresyonlar ortaya çıkabilmektedir. Kan şekeri düşüklüklerinde şekeri normale çıkarabilmek için, panik de de bolca salgılanan ADRENALİN hormonu ve kortizol,büyüme hormonu salgılanır.Adrenalin Sempatik sistemi uyarır ve panikatak oluşturabilir.Özellikle paniğe yatkın kişilerde daha çabuk oluşur.Akciğeri tıkayan ve kanın oksijenlenmesini bozan hastalıklarda,bazen Astım da da anksiyete ve panik atak olabilir...Bunun için panikataklı birinin bir yada iki kez detaylı bir fiziksel muayene ve tahlil-tetkikten geçmesi gerekir.Bir şey çıkmıyorsa vakit geçirmeden psikiyatrik tedaviye başlamak gerekiyor.

10. Madde Kullanımına Bağlı Anksiyete Bozukluğu:
Özellikle alkol ve kokain,esrar;amfetamin içeren "haplar" anksiyeteye sebep olabiliyorlar.Alkol -panikatak ilişkisini detaylı ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz. Bir çok alkol bağımlısında zamanla anksiyete-panikatak gelişebiliyor. Bazen de alkol miktarı azaltılınca veya birden bırakınca-alamayınca yoğun anksiyete ortaya çıkabilir. Alkol ayrıca merkez sinir sistemini baskılayarak depresyona da yol açabilir. Panikataklıların bir kısmı sonradan alkolle "dostluğu" derinleştirir.Bir kısmı da ilk defa alkolle tanışır.Hatta yanında alkolle dolaşanlar olur...panik gelmesin diye alkollü gezinen çok panikataklı vardır...

Esrar son yıllarda gittikçe artan hızla kullanılmaktadır.Panikatağa yatkın , şüpheci-kıskanç insanlarda esrar ciddi psikiyatrik sorunlara yol açmaktadır.İlk defa esrar kullandıktan sonra panikatak yaşayan çok insan gördüm. Bazen buna sevgilisi-eşini aşırı kıskanıp,yaşamı çekilmez hale getiren hezeyanlarda eşlik edebiliyor.

Maalesef uyuşturucu tacirleri esrarı masum göstererek yaygınlaştırmaktadırlar.Bize gelen gençlerin çoğu o kadar kanıksamışlar ki, çok rahat ve övünerek ve nerdeyse bize de esrarı önerecek duruma gelmişlerdir.

Kokainde beyindeki Adrenalin,Dopamin gibi hormonları aşırı salgılatarak , depoları boşaltarak uyarı oluşturur.Anksiyete-panikatağa yol açabilir.

Esrar gibi yaygınlaşan Extazi de ciddi psikiyatrik problemlere sebep olmaktadır. Bir çok gece kulübü ve barlarda, bazı okul çevrelerinde, hatta mahallelerde "ekmek -peynir" gibi satılmaktadır. İçeriğinde uyarıcı Amfetamin türevleri vardır.Başlangıçta kokain gibi uyarıcıdır.Enerji depolarını boşaltır.vucut ısısını artırır.Çarpıntı ve ağız kuruluğu yapar. Huzursuzluk yaratabilir.Paniğe yatkın birisinde kolaylıkla paniğe çevirebilir.Bazende ciddi depresyonlara sebep olmaktadır.

11. Anksiyeteli Depresyon:
Depresyon sıklıkla aşırı sıkıntılı,huzursuz,anksiyeteli bir tablo oluşturur.Depresyonlu insanın en önemli özeliği: eskiden zevk alarak yaptığı işlerden artık zevk alamaz hale gelmesidir. Kişisel bakımını ihmal eder.Sosyal yaşamdan geri çekilir.Aşırı duygusallık ve çabuk ağlamalar,her şeyden etkilenmeler görülür.Kendine güvende azalma ve çekingenlik,etki altında kalma ortaya çıkar.Kimsenin kendisini anlamadığını,yalnız olduğunu düşünmeye başlar.Geçmişte yaptığı hataları büyüterek suçluluk duyguları geliştirir.Umutsuzluk ve karamsarlık vardır.

Dalgınlık,unutkanlık,okuduklarını anlayamama vardır.Uykuya dalamama,sık sık uyanma, sabahları ya erkenden sıkıntıyla uyanma, ya da kalkmak istememe,dinlenmemiş olarak uyanma söz konusudur.İştah azalıp,kilo verilebilir.Bazı depresyonlular sıkıntısını yiyerek gidermeye çalışır ve kilo artışı olur. Genç kızlarda kilo ve estetik takıntıları baş gösterir.Cinsel isteksizlik olur.Erkeklerde sertleşememe,bazen erken boşalmalar ortaya çıkar.Yeni birine aşık olma ve sürekli onu takıntı haline getirme hali olabilir.Aşırı sinirlilik,sabırsızlık, tahammülsüzlük ve her şeye karşı isteksizlik ortaya çıkar.Sigara ve alkol kullanımı artabilir.Kişi bir yere gitmek istemez.Canı istemez ve anlamsız gelir.Oysa panik ataklı insan dışarıda başıma bir şey gelebilir diye dışarı çıkmaktan korkar.Yada yanına birisini alarak çıkabilir.Oysa depresyonlu birisine ısrar etseniz,cazip tekliflerde sunsanız sıkılır,çıkmak istemez.Depresyonlu hasta işe gitmek istemez,sorumlulukları ağır gelir.Gençler okulda başarısız ve uyumsuz hale gelirler.Ev hanımları çocuklarına bakamaz ve onlara sert davranır hale gelir.Ciddi aile kavgaları başlar.Korku ve kaygılar,aşırı titizlik ve takıntılar baş gösterir.Yorgunluktan dolayı küçük bir iş dahi kişinin gözünde büyür ve çok çabuk yorulur.Zaman zaman "yaşamın hiçbir anlamı yok.Ölsem hem ben hem de her kes kurtulur"şeklinde düşünceler olur.Panikataklı insan ise yaşama çok bağlı ve ölümden korkmaktadır.Depresyonlu kişi için ölüm sıradan ve sıcaktır.Halbuki panikatakta ölüm soğuk ve ürkütücüdür.Cenaze arabası görülünce kişi kötü olur.Ölüm haberleri çok rahatsızlık verir.Yakınlarının cenazesine gidemeyen çok panikataklı vardır.

Depresyonda çok yoğun anksiyete-kaygı-bunaltı olduğunda, panikatak da ortaya çıkar.Panikatak daha "gürültülü" olduğundan ön plana çıkıp kişiyi ve hekimi yanıltabilir.Yukarıda sıraladığımız depresyon belirtilerinden 5-6 tanesi kişide varsa temel sorun depresyondur.

Bazen ciddi panikataklardan sonra depresyon ortaya çıkabilir.Ya da panikataklı birisi tedavi olduktan sonra depresyon geçirebilir. Bazen de depresyon tedavi edildikten sonra kişide panikatak gelişebilir.

Çoğunlukla %50-55 arası, depresyonla panikatak içi içedir.Yapılan çalışmalarda her iki hastalıktan sorumlu olan beyin bölgelerinin,yollarının ortak olduğu söylenmektedir.

12. Şizofreni ve Paronoya:
Bazı şizofrenlerde,özellikle hastalığın ilk dönemlerinde panik atak olabilir.Fakat panik Bozukluklu biri asla şizofreniye dönüşmez.Hastalarımızın en çok sordukları sorulardan biri de "Hocam ben şizofren miyim? Hastalığım şizofreniye çeviri mi?" sorusudur.Bu konuyu ayrı bir başlık altında, başka bir bölümde ayrıca inceleyeceğiz.

Şizofreni bir psikozdur.Yani düşünce alanında ciddi bozulmalar vardır.Şizofreninin değişik alt tipleri vardır. Özellikle şizofreninin ilk günlerinde; düşünce,duygu alanlarındaki karmaşalar,çelişkiler, şüpheler, gerçeklik yetisinin kaybolmaya başladığı süreçlerde , yoğun kaygı ve buna bağlı panikatak olabilir.

Bazı şizofrenlerde " bana homoseksüel gibi bakıyorlar beni öyle zannediyorlar" hezeyanıyla , korku-panik olabiliyor. Ya da aşırı takip edilme-kötülük görme hezeyanları olan şizofren hasta,aşırı kaygı-korku nöbetiyle panikatak yaşayabiliyor.Şizofrenik hasta öz bakımına dikkat etmez. Tırnakları uzar, saçı-sakalına karışabilir.Cümleler kopukluk gösterir.Dağınık ve saçma konuşmalar vardır.

Paranoyaklarda da Tek bir konuda hezeyan vardır.Kişi kendisini çok çok önemli bir zevat; Mehdi, kurtarıcı gibi görebilir.Yani büyüklük paranoyası içerisindedir. Kıskançlık,güzellik,asalet, kaşiflik gibi çok çeşitli paranoyalar vardır. Paranoyaklarda da zaman zaman panikataklar olabilir. Ama her panikataklı paranoyak değildir. Ve panik bozukluk paranoyaya,şizofreniye dönüşmez.Şizofreni ve Paranoyada çoğunlukla hastalık kabul edilmez.Hastaların yakınları kişiyi tedaviye ,zorla vs getirir.Oysa panik bozukluklu hasta her an doktora,hastaneye yakın olmak ister. Bir kısmı hastane karşısında ev tutar.Bir doktorla evli olma hayalleri kuranlar olur...

13. Hipokondriasis(Hastalık hastalığı):
Halk arasında orasını burasını dinleyen,evhamlı,sürekli doktor doktor dolaşan kişilere hastalık hastası derler.Bu kişilerde de zaman zaman panikatak görülebilir.Kişi ciddi bir fiziksel hastalığı olduğuna inanmıştır. "tonlarca" tahlil-tetkik yaptırır.Onlarca doktor ve hastane dolaşır. Fiziksel bir bozukluğu olmadığına ikna olmaz.Sağlık haberlerini sıkı takip eder.Her kesin hastalığından kendisine bir pay biçer. Verilen ilaçların prospektüsünü en ince ayrıntısına kadar okur.Bütün yan etkilerde kendisinde çıkar.Doktorları kendisini anlamamakla suçlar.Bir çoğu psikiyatra gitmez. Panik bozukluklu hastalarda ilk dönemlerinde bu hastalar gibi doktor doktor dolaşabilirler.Fakat,bir süre sonra hastalıklarının psikolojik kökenli olduğunu anlar veya ikna edilerek psikiyatriste giderler.İyi bir panik bozukluk tedavisiyle geçici"hastalık hastalığı" tablosu da ortadan kalkar.

14. Somatizasyon Bozukluğu:
Bu hastalık da fiziksel nedenlerle açıklanamayan çok sayıda bedensel yakınma vardır.Başta,sırtta,karında, göğüste, eklemlerde,kasıklarda,barsaklarda,cinsel ilişkide idrar yaparken yoğun ağrılardan yakınılabilinir. Mide -barsak sisteminde: hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, kusma,ishal görülebilir.Cinsel fonksiyonlarda bozukluk; cinsel ilgisizlik,sertleşme sorunu,erken boşalma olabilir.Kadınlarda aşırı kanamalı adet, düzensiz regl görülebilir. Boğazda düğümlenme, yutkunma güçlüğü,bir kolda veya bir bacakta güç kaybı,körlük, sağırlık, felç olma hali gibi belirti ve şikayetler olabilir.Bu hastalarda da bazen panikatak ortaya çıkabilir.Yapılan en geniş tahlillerde ve bilumum muyanelerde asla bir şey çıkmaz.Sorun psikolojik kökenlidir.Yani gerçek körlük yada sağırlık yoktur.Ama hasta öyle hisseder ve yaşar.Yapılan psikiyatrik tedaviyle kişi normale döner...

15. Yapay Bozukluk:
Fiziksel ve psikolojik belirtiler iradeli olarak, kasıtlı şekilde ortaya çıkarılır. Ya da bunlar varmış gibi "numara" yapılır .Bu kişiler hasta rolünü benimserler.Bu insanlar panikatağı da taklit edebilirler.Genellikle dikkat çekmeye çalışan Histrionik, ya da mazohistik kişilik bozukluğu olan insanlardır.Hastanelere yatmak için ilaçlar içip ishal olan, bir yerlerini kanatan, ateşini yükseltenler vardır.

16. Temaruz(Simulasyon):
Yapay bozuklukta olduğu gibi belirtiler görülür.Belirtilerin ortaya çıkarılması bir amaca hizmet eder.Örneğin,askerlikten muaf olmak, sorumluluklardan kaçmak, bir kazanç elde etmek hedeflenir..Yapay bozuklukta ise hasta rolünü benimseme esastır. Temaruzda da pek ala panikatak taklit edilip, sorumluluktan kaçma hedeflenebilir.

17. Depersonalizasyon Bozukluğu:
Şahsın kendisini algılama ve değerlendirmesinde bir yabancılık söz konusudur.Ruhu bedeninden ayrılmış gibidir.Sanki bedenine dışarıdan bakıyor gibidir. Zihinsel süreçlerde kopma, sislenme hissedilebilir.Kişi bunun farkındadır. Bu yaşantısı sosyal, mesleki faaliyetlerinde aksamalara neden olmaktadır. Yabancılaşma durumu kişide panik duygusunu ve panikatağı ortaya çıkarabilir.Panik atakda da , kriz anında depersonalizasyon olabilir.Kriz geçince o da geçer. Depersonalizasyonda ise sürekli ve yenileyici olarak yabancılaşma vardır.

PANİK ATAKLARA SEBEP OLABİLEN TIBBİ DURUMLAR

* Hipoglisemi(kan şekeri düşüklüğü)
* Feokromasitoma(Böbrek üstü bezi hastalığı, aşırı adrenalin salgısı yapar)
* Kortizol hormonu yüksekliği
* Tiroid bezinin aşırı veya yetersiz çalışması(Halk arasında guatır vs denen hastalık grubu)
* Alkol ve diazem veya bazı-epilepsi ilaçlarının birden kesilmesi durumunda yoksunluk sendromu içinde panik ataklar görülebilir
* Kafein,kokain,uyarıcı anfetamin ve benzeri doping maddeleri alımı
* Vitamin eksiklikleri,kansızlıklar
* Beyin tümörleri
* Epilepsi(sara)hastalığı
* Multipl skleroz ve bazı nörolojik hastalıklar
* Akciğer hastalıkları(Tıkayıcı kronik akciğer,akciğerde damar tıkanması)
* Bazı kalp hastalıkları
* Bazı enfeksiyon hastalıkları

03 - MİTOLOJİDE PANİK

Mitolojide tek ölümlü tanrı Pan zeus'un yolladığı uykuyu ve rüyaları getiren,ruhları yer altına,Hades'in ülkesine götüren,gezginlerin,tacirlerin ve hırsızların tanrısı,çobanların sürülerini koruyup onlara bereket veren,el hünerlerinin ve söz söyleme sanatının ustası Hermes'in nymphe penelope'den olan oğluydu.doğduğunda bedeni kıllarla kaplı,alnının üstünde 2 tane boynuzu vardı.O zaman bile penisi ereksiyon halindeymiş,Bu gülünç görüntüsünden dolayı tanrılar ona PAN ismini vermiş.

Elinde bir üzüm salkımı yada fülütü ile görülürmüş.eski yunanda kırların çobanların tanrısıymış.Ormanda geçen insanların karşısına birden geçip onlarda korkma, dehşet yaratan,kaba,çirkin ve ürkütücü cinsellik tanrısıdır.
Yunan mitolojisinde panik(panıkos)pan'dan üretilmiş bir sözcüktür.

Panın çığlığı çok korkunçmuş,bunu işiten hayvanlar çılgına döner,kurtlar,kuşlar saklanacak delik ararlarmış.sakin otlayan kuzuların,koyunların can havliyle kendilerini uçurumlara attığı olurmuş.


Pan'ın doğada başkalarının görmediği,duymadığı şeyleri algıladığı ve acıyla bağırdığına da inanılırdı.

Belkide pan,yitirdiği aşkların,ulaşamadığı sevgilerin acısıyla zaman zaman bağırıyordu.Belkide tanrılar arasında ilk ölenin kendisi olacağını bildiğinden,o denli sevdiği doğadan ayrılmanın acısıyla bağırıyordu.

04 - AGORAFOBİ VE PANİĞİN TARİHÇESİ

1421'de Robert Burton,anksiyete ataklarına eşlik eden somatik(bedensel) duyumlardan ve agora fobik kaçınma davranışından söz etmiştir.

1971'de Da Costa"irritabl kalp" sendromunu tanımlamıştır,1905'de usler göğüs ağrısı, nefes darlığı,çarpıntı ve sinirlikten yakınan hastaları tanımlamak için"kalp nevrozu" terimini kullanmıştır. Freud,1894'de Heckırer'in çalışmalarını yorumlamış ve bugünkü panik atağın karşılığı olabilecek"Anksiyete Nevrozu"kavramını ortaya atmıştır.Bu hastalığın Nevrasteniden ayrı bir özellikte olduğunu iddia etmiştir.Freudun'Anksiyete Nevrozundaki belirtilerden dokuzu panik atakta olan belirtilerdir.

1919'da Lewis 1.Dünya şavaşına katılan askerlerde görülen belirtileri"asker kalbi" olarak tanımlamıştır.kadınlarda görülen tabloya ise"efor sendromu" demiştir.1972 de aynı tabloya "nüro sirkulatuvar asteni"adı verilmiştir. 1980'de Amerikan Psikiyatri Birliği Panik Bozukluğu ayrı bir antite olarak DSM-III kitabına koymuştur.

05 - PANİK BOZUKLUĞU TOPLUMDA NE ORANDA YAYGINDIR?

Panik bozukluğu-kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür.

Panik bozukluk tanılı hastaların%75-80'i kadındır. Aile çalışmalarında;eğitim,sosyal durumla bağlantı bulunmamıştır. Yaşam boyu yaygınlığı değişik çalışmalarda %1,5-3,5 arasında saptanmıştır.Bu oran gittikçe artmaktadır.

Değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar ve "sınırlı belirtili atakların" ise %15-20 arasında olduğu bildirilmektedir.dolayısıyla gerek panik bozukluğuna bağlı gerekse diğer pisikolojik,biyolojik nedenlere bağlı panik atakların her yüz kişiden 20-25 inde görüldüğü anlaşılmaktadır.Bu oran her 4 kişiden 1'inin panik ataklı olduğu anlamına gelmektedir.Paniğin bu kadar popüler olması bu yaygınlığı ve korkutucu belirtileri olsa gerek...

Panik hastalarının çoğunluğu psikiyatri dışı hekimlere başvurmaktadır.Görülen belirtiler otonomik ve fiziksel belirtiler olduğundan kalp hastalığı görünümü verebilmektedir.İlk başvurular bu yüzden dahili branşlar olmaktadır.


Stein1994,Chignon 1993'de yaptıkları bir araştırmada panik bozukluklu hastaların % 35'nin sık sık nefes alma ,% 15'inin baş dönmesi,%16'sının kalp şikayetleriyle başka hekimlere başvurduklarını saptamıştır. Yine göğüs ağrısı nedeniyle kalp anjiosu yapılan hastaların %20-30'unda kalp damarlarının normal çıktığı,anjiosu normal bulunan hastaların % 35-45'inin ayrıntılı muayenesinde panik bozukluğu olduğu saptanmıştır.(Mukerji,katun) bu yanlış anlayış ve yöntemin ABD'ye Yıllık maliyetinin 33 milyon dolar olduğu iddia edilmektedir.

06 - PANİK BOZUKLUKTA SOSYAL-DEMOĞRAFİK ÖZELLİKLER

* Panik Bozukluğu her yaşta başlayabilir
* En sık 20-30 yaş arasında başlar,yaş ilerledikçe başlama oranı düşer
* Etnik, kültürel farklılıklar çok önemli bulunmamıştır.
* Şehir yaşamında,kırsal bölgelere göre daha sık görülmektedir.
* Ekonomik durumla bağlantısı bulunamamıştır.
* Eğitim düzeyiyle panik bozukluğu arasında direkt bir ilişki saptanmamıştır
* Evli insanlarda,dul yada boşanmış insanlara göre daha az görülmektedir, (Bir çalışmada boşanmış yada dullarda 5 kat daha fazladır )

07 - PANİK ATAK VE PANİK BOZUKLUĞUNUN TESHİŞ KRITERLERİ NELERDİR?
PANİK ATAK TEŞHİS ÖLÇÜTLERİ (DSM_IV'e göre panik atağı tanı ölçütleri)

Not: Panik atağı kodlanabilir bir bozukluk değildir.Aşağıdaki semtomlardan dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve on dakika içinde en yüksek düzeye ulaştığı,ayrı bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması:

1. Çarpıntı,kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması
2. Terleme, titreme ya da sarsılma
3. Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
4. Soluğun kesilmesi
5. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
6. Bulantı ya da karın ağrısı
7. Baş dönmesi,sersemlik hissi,düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
8. Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
9. Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
10. Ölüm korkusu
11. Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları)
12. Üşüme,ürperme, ya da ateş basmaları

DSM-IV'e göre"Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu" Tanı Ölçütleri

A - Aşağıdakilerden hem(1),hem de (2) vardır:

1. Yineleyen beklenmedik Panik Atakları
2. Atakların en az birini,1 ay süreyle(ya da daha uzun bir süre)aşağıdakilerden biri(ya da daha fazlası)izler:

(a) başka atakların da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı

(b) atağın yol:açabilecekleri ya da sonuçlarıyla(örn.kontrollunu kaybetme,kalp krizi geçirme,"çıldırma")ilgili olarak üzüntü duyma

(c) ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme


B - Ağorafobinin olması

C - Panik atakları bir maddenin(örn.kötüye kullanılabilen bir ilaç,tedavi için kullanılan bir ilaç)ya da genel tıbbi bir durumun(örn.hipertiroidizm)doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

D - Panik Atakları,Sosyal Fobi(örn.korkulan toplumsal durumlarla karşılaşma üzerine ortaya çıkan).Özgül Fobi(örn.özgül bir fobik durumla karşılaşma),Obsesif-Kompulsif Bozukluk(örn.buluşma üzerine obsesyonu olan birinin kir ve pislikle karşılaşması),Posttravmatik Stres bozukluğu (örn.ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlara tepki olarak) ya da ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn.evden ya da yakın akrabalardan uzak kalmaya tepki olarak)gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

08 - AGORAFOBİ NEDİR?

Agorafobinin belirgin özeliği ;yalnız kalmaktan yada kaçmanın zor olabileceği ve ani bir sorun yaşanacağından yardım alınamayacağı korkusu ile kalabalık , topluma açık yerlerde bulunmaktan duyulan korkudur.işlek bir cadde , sinema , tiyatro , cami, tünel, asansör, toplu taşıma vasıtaları , büyük kapalı alış veriş merkezleri en sık kaçınılan yerler ve durumlardır.agorafobikler çoğu kez evden çıktıklarında mutlaka güvendikleri birinin kendilerine eşlik etmelerini ısrarla isterler.

Agorafobi panikle birlikte veya tek başına da olabilir. Gözlemlerimize göre çoğunlukla birlikte olmalarıdır. Çünkü panik atağı yaşayacağı korkusu kişinin düşünce ve davranışlarında ciddi kaçınma davranışlarına yol açar
AGORAFOBİ TEŞHİS ÖLÇÜTLERİ:

A. Beklenmedik bir biçimde ortaya çıkabilecek ya da durumsal olarak yatkınlık gösterilen bir Panik atağın ya da panik benzeri semptomların çıkması durumunda yardım sağlanamayabileceği ya da kaçmanın zor olabileceği (ya da sıkıntı doğurabileceği) yerlerde ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete duyma.Agorafobik korkular arasında özel birtakım belirli durumlar vardır ki bunlar arasında tek başına evin dışında olma,kalabalık bir ortamda bulunma ya da sırada bekleme,köprü üzerinde olma ve otobüs,tren ya da otomobile geziye çıkma sayılabilir.

Not:Kaçınma,bir ya da sadece birkaç özgül durumla sınırlı ise Özgül Fobi tanısını,toplumsal durumlarla sınırlı ise Sosyal Fobinin tanısını düşününüz.

B. Bu durumlardan kaçınılır(örn.geziler kısıtlanır)ya da Panik Atağı ya da panik benzeri semptomlar olacak anksiyetesiyle ya da yoğun bir sıkıntıyla bu durumlara katlanır ya da eşlik eden birinin varlığına gereksinilir.

C. Bu anksiyete ya da fobik kaçınma,Sosyal Fobi(örn.utanacak olma korkusuyla giden toplumsal durumlarla sınırlı kaçınma),Özgül Fobi(örn.asansör gibi tek bir durumla sınırlı kaçınma),Obsesif Kompulsif Bozukluk (örn.buluşma ile ilgili obsesyonu olan birinin kir ve pislikten kaçınması),Posttravmatik Stres Bozukluğu(örn.ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlardan kaçınma)ya da Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn.evden ya da akrabalardan ayrılmaktan kaçınma) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
09 - PANİĞİN ALTİPLERİ

Panik atak yaşayanların hepsi aynı biçimde belirti ve korku yaşamayabilirler.Araştırmalara göre paniğin alttipleri şunlardır;

- Klasik panik(solunum ve kalp sistemi belirtileriyle giden...)

- Kognitif Panik(Bilişsel belirtilerin önde olduğu)panik

- Nonkognitif Panik (Bilişsel belirtilerin olmadığı panik)

- Nokturnal panik(Uykuda gelen ve kişiyi uyandıran panikler)

- Aleksitimik panik

- Gastro- intestinal panikler(Mide,barsak sistemi belirtileriyle seyreden panik)

- Korkusuz(nonfearful)panik

Klasik Panik: Kişide önce çarpıntı,heyecan başlar göğüste sıkışma,sol kola vuran ağrı ve uyuşma görülür.Bununla birlikte hızlı soluk alıp verme ve boğazda düğümlenme başlar.O anda kalbin, solunumunun duracağı; kalp krizi geçirileceği hissi oluşur.Yakınlarından kalp krizi geçirenlerde daha sık görüldüğü gözlenmektedir.

Kognitif panik: Bilinç sistemini etkiler. Kendisini tam algılayamama,ruhun bedenden ayrılması hissi.Etrafı sisli,cisimleri uzak farklı algılama baş dönmesi,boşlukta olma hissi görülür. Ayrıca kontrolün yitirileceği elde olmadan kötü şeylerin olabileceği , aklın kaçırılabileceği bazen ölüneceğinden korkulur .

Non kognitif panik: Kognitif panikteki belirtiler görülmez .Daha çok bir fenalık , göğüste baskı , çarpıntı hissi olur.

Nokturnal panik: Uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanıldığı paniklerdir. Hemen pencere açılır ve hava alınmaya çalışılır uykuda "panikle ölürüm" diye kişinin uykusu kaçar bilinçli olarak uyumamaya çalışır. Zamanla uykusuzluğun getirdiği diğer sorunlarda ortaya çıkar.

Aleksitimik panik: Nöbet nöbet bedensel belirtilerin olduğu bir türdür.

Gastro intestinal panikler: Midede , karında başlayıp göğüse doğru dalga dalga yayılan fenalık hissidir. Boğazda düğümlenme yumru hissi oluşturur. Beraberinde bulantı , şişkinlik , gaz, ishal olabilir. Bu türünün "abdominal epilepsiyle" ayırd edilmesi önemlidir.

Korkusuz (nonfearful) panik: Panik bozukluğun teşhis kriterlerini karşılayan bir durumdur. Buradaki panik ataklarda korku, anksiyete görülmez. Bu gruptakiler nöroloji, kardioloji uzmanlarına daha çok müracat ederler.Tahlillerde ve muayanede hiç bir şey saptanmaz.

10 - PANİK ATAĞIN GELMEMESİ İÇİN GELİŞTİRİLEN DAVRANIŞLAR

Panik Bozukluklu hastaların Düşünce ve Davranış Özellikleri: Panik Bozukluğu olan hastalar,yaşadıkları panik ataklar nedeniyle zamanla yaşamlarında bazı değişiklikler yaparlar . Çok şiddetli ölüm korkusu veya kontrolünü yitirme duygusu yaşadıklarından düşünce davranışların da aşırılıklar abartılar, korkular,dikkati çeker,fakat bütün bunlar hastanın elinde ve iradesinde değildir.yapılan panik tedavisiyle bütün belirtiler ortadan kalkar...

Örnekler:"Her an bana bir şey olabilir,düşüp bayılırım"korkusuyla aşağıdaki davranışlar geliştirilir:

- Yanında su taşıma,
- Sürekli kalbini ve nabzını dinleme ve tutma,
- Tansiyon aletiyle dolaşma,sürekli tansiyonunu ölçme ve ölçtürme,
- Yakınlarının adreslerini,telefonlarını özel bir şekilde yanında taşıma,
- Panik krizi yaşanır endişesiyle cinsel ilişkiden kaçma,sportif aktiviteleri bırakma,
- Sürekli yanında birilerinin bulunmasını isteme,yalnız kalamama,sokağ çııkamama, kalabalık , kapalı yerlere girememe,toplu taşıma vasıtalarına binememe...
- Bulunduğu muhitten uzağı gidememe,
- Tatile seyahate çıkamama,
- Birçok sağlık sigortasına üye olup,kartları yanında taşıma,
- Bir yere gideceği zaman sağlık kuruluşlarının olduğu güzargahlar dan gitme,
- Sık sık,acil ünitelerine başvurup kalp grafikleri(EKG)çektirme,Check-Up,lar Yaptırma,
- Berbere diş hekimine gidememe,
- Boğazını sıkan bir şey giyememe,
- Sütyen takmaktan sıkıntı duyma,
- Kriz gelir diye sexten uzaklaşma
- Camiye gidememe,veya en arka safta namaz kılma
- Cenaze arabası,ambulans,itfaiye aracı görünce hastanelere gidince fenalaşma hissi,
- Uyanamama,uykuda panikle ölürüm diye uyumama,uykusunu kaçırma,
- Tansiyon yükselecek,kalp krizi geçirilecek veya felç kalınacak korkusu ile aşırı rejim_diyet uygulaması,
- Tv'lerdeki,basındaki intihar,cinayet,felaket haberlerinden aşırı etkilenme,onlar gibi olma korkusu,
- Otomobilde panik yaşarım korkusu ile,otomobiline binememe,otomobilini satma,
- Uçağa,vapura binememe,
- Tek başına banyo yapamama,tuvalete gidememe,kapıda birisini bekletme,
- Bayılırım.ölürüm diye aylarca banyo yapamama,
- Panik krizi geçtikten sonra,aşırı yorgunluk,keyifsizlik halinin ortaya çıkması.
- Tünellerden,köprülerden geçememe,yüksek yerlere çıkamama.
- Kendisini aşağı atma korkusu,
- Panik anında bayılırım korkusuyla organlarını ve cildini belli etmeyecek giysi giymek.
- Değerli Takı takmamak
- Panik sürecinde tuvalete gitme isteği
- Daha fazla güvenebileceği birilerinin yanına taşınma (aileden biri,doktoru ya da hastanelere yakın...)
- Kriz süresince bildiği bütün duaları okumak.uyumadan önce dua etmek.
- Birgün panikle ölebilirim diye yakınlarına ve sevdiklerine servetini dağıtma ve vasiyet yazma.
- Her gömleğinin , ceketinin cebine kriz anında kullanılmak üzere ilaç koyma.
- Issız ve şehirden uzak yerlere gidememe


11 - PANİK BOZUKLUK NEDENLERİ

1- Genetik ve ailesel nedenler.
2- Biyolojik teoriler
3- Psikodinamik teoriler
4- Gelişimsel teoriler
5- Öğrenme kuramları
6- Bilişsel modeller

1 - Genetik ve ailesel çalışmalar:
Panik bozukluğu olan hastaların birinci derecede yakınlarında panik bozukluğu ve panik atak görülme oranı %15-30 arası bulunmuştur.

Aynı yumurta ikizlerinde aynı anda panik bozukluk görülmesi %30-40 arası saptanmıştır.

Panikte klinik belirtilerin hastaların çoğunda benzerlik göstermesi genetik nedenleri düşündürmektedir.

Yapılan genetik çalışmalarda; 16g 22 kromozomunda bir genin bu konumdaki rolünden bahsedilmektedir. Fakat kesinlik için yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.

2 - Biyolojik teoriler:
Panik atağı esnasında oluşan biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerden yola çıkarak; beynin hangi bölgelerinde ne türlü reaksiyonlar ortaya çıktığı araştırılmıştır.

Panik atağı olan ve olmayanlara "sodyum-laktat" enjeksiyonu yapılmıştır. Panikli insanlarda "panik atağı" ortaya çıkarken, kontrol gruplarında çıkmamıştır.Diğer yandan aşırı egzersizle artan laktat panikte artmış,oksijen tüketimi, metabolik hızı artıran kafein , yohimbin ve karbondioksitinde panik atağı ortaya çıkardığı bilinmektedir.

Karbondioksit beyinde katekolamin ve noradrenerjik siklusu artırarak paniğe neden olur. Panik esnasında aşırı noradrenalin salgısı olmakta ve otonomik belirtileri ortaya çıkarmaktadır.(çarpıntı, ağız kuruluğu vs..)

Lokus seruleus'un panikte etkisi: Beyinde 4. ventrikül tabanında gelişmiş olan çok sayıda hücreden oluşan bir alandır. Beynin bir çok bölgesiyle bağlantıları vardır. Beyindeki noradrenalinin %70 inden fazlası bu bölgeden karşılanmaktadır. Beyindeki noradrenerjik aktivite artışı, korku ve bunaltı ortaya çıkarır.

Maymunlarda yapılan çalışmalarda lokus seruleusa elektrikle uyarı verilmiş ve panik benzeri durum çıkmıştır. Hayvanlarda bu bölgenin lezyonları, çıkarılması vs. anksiyeteyi (bunaltı), tehlike ve ağrıya verilen yanıtları azaltmaktadır. Lokus seruleus aktivitesini azaltan ilaçlarda hayvanlarda korkuyu azaltmaktadır. Lezyonlarda ayrıca hayvanlar saldırgan olmakta ve yeme-içme davranışlarında artış gözlenmektedir.

Bu çalışmalar sonucunda lokus seruleusun daha ziyade "alarm sistemi "olduğu ve zararlı, hatalı uyarıları diğerlerinden ayırdığı ileri sürülmektedir.

Aşırı uyarı halinde bütün beyin fonksiyonları ve irade dışı çalışan sistemler uyarılmaktadır.

Orta derecede ise uyanıklık ve dikkatte artış olmaktadır.

Az uyarılma halinde korkusuzluk, ani impulsif davranışlar ve dikkatsizlik ortaya çıkmaktadır.

Serotonin ve panik ilişkisi:

Sinir hücreleri arasında iletişim görevi olan önemli bir "norotransmitter" dir. Serotonin seviyesindeki değişiklikler, serotonin işlev bozukluklarında paniğe yol açtığı söylenmektedir.

Beyin görüntüleme çalışmaları ve panik:

Panik oluşturan kafein, yohimbin, laktat gibi ajanlarla PET ve SPECT çalışmaları yapılmıştır. Beyin kan akımında düzensizlikler saptanmıştır. MRI da hipotalamus ve temporal bölgelerde bozukluklar saptanabilmiştir.

3 - Psikodinamik teoriler:
Alt benlikten kaynaklanan dürtülerle üst benliğin yasaklarının çatışması sonucu anksiyete ortaya çıkar. Benliğin savunma mekanizmaları bunu karşılamıyorsa panik ataklar ortaya çıkabilir. Bastırılan cinsellik, saldırganlık dürtüleri, yasak dürtülerde paniğe neden olabilir.

4 - Gelişimsel kuramlar:
John Bowlby tarafından geliştirilmiştir. Anksiyetnin belirlenmesinde içgüdüsel dürtülerinin önemini dikkat çekmiştir. Birinci içgüdü bağlılıktır. Bağlılık figürünü kaybetme tehlikesinde anksiyete ortaya çıkar. Anksiyete korkunun bir bileşimidir.

Çocuklukta aileden ayrılmanın, yetişkinde karışık anksiyete(panik)-depresyon oluşturduğuna inanmaktadır.Bowlby agorafobinin ayrılma anksiyetesi olduğunu açıklar. Bağlılık figürüne gövenle bağlanamamaktan kaynaklandığını söyler..

5-Öğrenme kuramları:
Koşullu refleks kuramına göre anksiyete; tehlikeli dış uyaranlara karşı organizmanın koşulsuz yanıtıdır. Fobiler klasik şartlanma yoluyla nötral uyarana bağlı bunaltıdadır.

6-Bilişsel modeller:

Bedende herhangi bir sebeple ortaya çıkan belirtileri (örneğin, çarpıntı, uyuşma..) kişinin gereksiz ve tehlikeli olarak algılaması ve "çarpıtıp" ciddi rahatsızlıklar olarak değerlendirmesi paniğe yol açmaktadır. Herhangi bir anksiyete durumuna eşlik edebilecek önemsiz kalp atışı, baş dönmesi, ağız kuruluğu; kişi tarafından bayılacağı, öleceği, kalbinin duracağı şeklinde yorumlanır.

Bu modelle göre; dış uyaranlardan çok düşünce, imajinasyon, bedensel belirtiler gibi içsel uyarılar panik atakları ortaya çıkarabilir. Zararlı, tehlikeli yorumlanan uyaranlardan sonra ortaya çıkan bedensel kıpırtılar, duyumlar da yanlış yorumlanır ve "kısır döngüye" girilmiş olunur. Kişi artık dikkatini sürekli bedensel duyumlarına verir ve tetikte bekler ve olumsuz düşünceleri pekişir.

12 - PANİK BOZUKLUĞA EŞLİK EDEN DİĞER PSİKİYATRİK VE BİYOLOJİK BOZUKLUKLAR:

Psikiyatrik bozukluklar:

Depresyon: Panik hastalarının %40-50 sinde depresyon'da aynı zamanda görülmektedir. Bazen paniklerden sonra, aynı anda yada depresyondan sonra panikler ortaya çıkabilir. Panik atakların hemen ardından da birkaç saat veya bir gün depresif bir görünüm ortaya çıkabilmektedir.

Agorafobi: %50-70 oranında en sık görülen eş zamanlı bozukluktur. Depam'da yapılan çalışmada panik bozukluğu olan 3000 hastamızın %65'nde agorafobi saptanmıştır.

Sosyal fobi: %10-15 oranda bulunur. Sosyal , ekonomik; yaşamsal aktivitelerden kendini geri çekme. Yeni ve yabancı insan ve durumlarla karşılaşmaktan kaçma davranışı sosyal fobik kişilerde görülür. Panikte ikincil olarak sosyal fobik özellikler görülüğü gibi, panikli insanın ayrıca bir sosyal fobisi olabilir.

Tedaviyle paniğe bağlı olanlar ortadan kalkar. Sosyal fobi için ayrıca bir tedavi gerekebilir.

Somatoform bozukluk: %6-8 arasında eşlik eder. Kadınlarda daha fazladır. Sosyo-ekonomik ve kültürel yetersizlik , ırk farkı önemlidir. Yoğun bedensel yakınmalar vardır ve hiç biri fiziksel sebebe bağlanmaz.

Hipokondriyazis: Sürekli kendini dinleme ve sağlık kitaplarını okuma,hastalıklar bulma.; doktor, doktor dolaşma; tahliller yaptırma durumudur. Panik bozuklukta %20-30 oranında eşlik eder.

Madde kullanımı: Alkol başlangıçta sıkıntı ve paniği giderdiğinden panikli insanların bir kısmı "alkolle kendi kendini tedavi" yoluna gider. Zamanla bağımlılık gelişir sürekli alkolle dolaşılır ve sabahtan içilmeye başlanır.

Alkol kullanım bozukluğu: % 20-25 arasındadır. Diğer maddeler (yeşil reçete ilaçları uyarıcı ve uyuşturucu özelliği olan maddeler vs. )%5-10 oranda değişmektedir.

Manik depresif bozukluk: Depresyon ve onun tam tersi coşma , uçuşma nöbetlerinin (mani) olduğu bu hastalığın panikle görülme oranı %10-12 arasındadır.

Kişilik bozuklukları :

- Kaçıngan
- Obsesif-kompulsif
- Pararanoid
- Borderline

Kişilik bozuklukları'da % 40oranda eşlik eder.

Genel anksiyete bozukluğu: Burada sürekli kötü bir şeyler olacağı kaygısı ve " diken üzerinde olma" hali vardır. %15- 20 oranda görülebilir.

Obsesif - kompulsif bozukluk: Takıntı ve saplantıların olduğu (temizlik kontrol , bulaşma takıntıları, tekrarlayıcı davranışlar )

PANİK BOZUKLUĞA EŞLİK EDEN BİYOLOJİK BOZUKLUKLAR

Mitral valv prolapsusu: Kalp kapakçığı sarkması olan MVP'susu panik bozukluklu hastaların yaklaşık % 40-50'sinde bulunmaktadır. MVP'susunun toplumda görülme sıklığı % 5 ve kadınlarda iki kat daha fazladır. MVP'susunun belirtileri panik bozuklukla benzerdir.sebep mi? Sonuç mu? olduğu tartışmalıdır.

- Göğüs ağrısı , çarpıntı ile acillere başvuran hastaların % 40'ında panik bozukluğu saptanmıştır.

- Göğüs ağrısı nedeniyle anjiografi yapılan hastaların % 40-60ında panik bozukluğu bulunmuştur.

- Tedavi olmayan panikli hastalarda koroner arter hastalığına bağlı ölümler üç kat daha sık görülmüştür.

Tiroid bezi anormallikler:Panik bozukluklu hastalarda tiroid fonksiyon bozuklukları daha sıktır "hipertiroidi" genel nüfusa göre yüksektir.

İrritabl kolon sendromu: Barsakların aşrı duyarlı olması hali ve barsak problemlerinin yaşanması da panik bozuklukla birlikte bulunabilmektedir. Anksiyete tedavisiyle bu hastalar düzelebilmektedir.

Akciğer hastalıkları: Müzmin tıkayıcı akciğer hastalıklarında %8-20arası panik bozukluğu bulunmaktadır.(Astım, bronşit, amfizem, allerjik akciğer hastalıkları....)

Migren: Migrenli olanların bir kısmında panik bozukluğu olabilmektedir. Baş ağrısı şikayeti olan erkek hastaların %12'sinde, kadınların ise %15inde panik bozukluğu saptanmıştır.

Epilepsi(sara nöbetleri): Temporal nöbetlerde görülen ,korku ,terör ,yabancılaşma ,farklı algılama aşırı sıkılma ve taşıkardi gibi belirtiler , panik atakta da görüldüğünden gözden kaçabilir. Ayrıca beynin sağ temporal bölümü alınan insanlarda panik benzeri belirtileri olabilmektedir. Bundan dolayı paniğin "temporalimbik" anormallik olduğu ileri sürülmektedir.

Beyin-damar hastalıkları: Beyin-damar hastalıkları panik bozuklukta diğer hastalara göre iki kat fazladır. Panikteki tansiyon yükselmelerinin buna yol açtığı söylenmektedir.

13 - PANİK BOZUKLUĞUN KARIŞTIĞI VE AYRILMASI GEREKEN DURUMLAR: (AYIRICI TANI)

1. Agorafobi
2. Madde bağımlıkları ve kötüye kullanımları.(amfetamin, kafein, alkol, diazem türü ilaçlar)
3. Hipokandriazis
4. Yaygın anksiyete bozukluğu
5. Sosyal fobi
6. Özgül fobi
7. Obsesif- kompulsif bozukluk
8. Alkol bağımlılığı
9. Organik hastalıklar (Hipertiroidizim, Hiperparatiroidizim, Hipertansiyon, Feokromasitoma (Böbreküstü bezi hastalığı), Vestibüler disfonksiyon (Kulaktaki denge fonks.boz.), Kardiak aritmiler, Konvulsif bozukluklar.(Sara nöbetleri)

14 - PANİK BOZUKLUKTA, RİSK FAKTÖRLERİ (Kimler paniğe daha yatkın?)

- Birinci derece akrabalarında panik ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar.
- Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi, insanlar.
- Düşünce ve duyguların yeterince dışarıya yansıtamayan, "içsel insanlar."
- Alkol yada başka bağımlılık yapabilen maddelere yatkınlık ve bağımlılık
- Geçmişinde panik atak diğer anksiyete bozukluklarından bir rahatsızlık ya da depresyon geçirmiş olmak.
- Sürekli baskı altında olmak, engellenmek yada kendi kendini baskılamak.
- Sosyal fobik, kaçıngan kişilik yapıları
- Sürekli "verici" davranma "iyilik meleği"gibi davranma "hayır" diyememe.
- Öfkesini, kızgınlığı dışarıya yansıtamayan insanlar
- Dürtülerini sürekli bastıran insanlar.
- Cinselliği baskılamak, cinsel tatminsizlik ve yoğun bilinç dışı aldatma dürtüleri ve gizli homoseksüel eğilimleri olanlar.
- Aşırı hırslı,sürekli başarı ile beslenen,başarısızlıklarda kendisini suçlayan yapı..

15 - NEREYE KADAR PANİK? (Paniğin seyri,gidişatı)

Panik bozukluk en çok 30'lu yaşlarda ortaya çıkar.Az sayıda çocuklukta başlar.45 yaşında başlaması olağan değildir...Gidişatı kişiden kişiye değiştiği gibi aynı kişide bile belirtiler değişebilir.Uzun süreli izleme çalışmalarında % 40'nın belirtilerden arındığı,yaklaşık % 50'sinin belirtilerinin çok hafiflediği ve yaşamlarını engellemediği saptanmıştır.% 10-20 arası belirtilerin iniş-çıkışlarla devam ettiği görülmüştür.

16 - PANİK BOZUKLUKTA TEDAVİ

Panik atak kesinlikle kontrol altına alınabilir.

Tedavide Temel ilkeler şunlardır :

  1. Panik atakları ortadan kaldırma
  2. Sürekli atak yaşayacağım diye bunaltı, kaygı yaşamayı önlemek.
  3. Panik atak korkusuyla yapılmayan davranışların yapılır hale gelmesi ( tek başına yola çıkabilmek, kapalı mekanlara girebilmek, yalnız kalabilmek gibi... )
  4. Panikle birlikte görülebilen diğer bedensel ve psikolojik sorunları gidermek
  5. Zamanla paniği önemsemeyecek ve unutacak seviyeye gelmek
  6. Panikten dolayı bozulan aile , iş-sosyal yaşamın eskisi gibi normalleşmesi.
  7. Hiç bir panik belirtisi ve davranışı olmadığı halde tedaviye bir süre daha devam ettirmek.
  8. Hasta-hekim arasında çok iyi bir iletişim olmalıdır.Hasta hekimine her an ulaşmalıdır. Tedavide kullanılan ana ilaçlar antidepresanlardır.Yardımcı olarak; sakinleştiriciler yatıştırıcılar, bedensel belirtileri önleyen ilaçlar kullanılır.
  9. Antidepresanların bir kısmı eski kuşak ilaçlardır. (Anafranil, tofranil, ludiomil, insidon, laroxyl, tolvon... gibi ) Yeni kuşak ,ilaçlar ( efexör, seroxat, cipram, remeron, prozac, lustral, serzone, faverin, gibi.. ) Bu ilaçların içinde paniğe iyi gelen 4-5 ‘i geçmez. Hekimin yaptığı muayene ve tecrübesi sonuca en uygun ilaç seçilir.Bir ilaç her hasta da aynı sonucu vermeyebilir. İlaçların bir kısmı ( eski kuşak ) başlangıçta belirtileri arttırabilir, ağız kuruluğu, sıcaklık hissi, terleme,kiloartışı ,kabızlık,cinsel problemler yapabilir.Yeni kuşakta bulantı,titreme,cinsek problemler,kilo artışı gibi yan etkileri olabilir.Bunlar kalıcı değildir.Bir süre sonra azalabilirler. Panik bozuklukta ilaç tedavisinin en aşağı bir buçuk yıl olması gerekir.
  10. Hekim önerisi dışında kesinlikle ilaç almamak gerekir.
  11. Panik belirtileri düzelir düzelmez ilaçları ne azaltmak nede kesmek gerekir.Yoksa kısa sürede tekrarlar
  12. Yardımcı ilaçlar yeşil reçeteye tabi olanlar ( Xanax, diazem,nervium benzeri ilaçlar.) Ve bazı kalp-tansiyon ve mide ilaçlarıdır. Bunların kısa süreli kullanılması gerekir.
  13. Başka hastalıklarınız nedeniyle ilaç alacaksanız doktorunuza danışın.
  14. İlaçlar zamanla iştahınızı arttırır.özellikle -tatlıya- karşı dayanılmaz istek olur. Bunun için tedbir alın bol su için, meyve ağırlıklı beslenin.
  15. İlaç tedavisi dışında -bilişsel,davranışsal,terapi'nin panikte iyi sonuç verdiği bilinmektedir. Burada kişinin bedensel belirtileri algılama ve onlara " kötü anlamlar yükleme" olayı anlatılır. Düşünce , beden ve belirtilerin ilişkisi; belirtilerini - düşünceyi nasıl etkilediği konuşulur.Yani önce hastalığın nasıl oluştuğu, belirtilerinin anlamını ne olduğu ve nelere yol açamayacağı anlatılır. Daha sonra kaçınma davranışlarının nasıl yok edileceğini geçilir.Bunları mutlaka bir terapistle birlikte yürütmek gerekir. Terapiye istekli ve azimli olduktan sonra bir ayla üç ay arasında epey yol alınır.
  16. Panikli olmak bir "kader" olmamalı.
  17. Paniğin süresi ne kadar olursa olsun, tedavi edilebilir. Yirmi otuz yıllık panikleri Depam'da çok tedavi ettiğimiz belirtmek isterim.

PANİK ATAKTA EN ÇOK SORULAN SORULAR ve CEVAPLARI :

- Panik atak kalp krizine yol açar mı ? - HAYIR
- Panik felce yol açar mı ? - HAYIR
- Panik anında ölebilir miyim? - HAYIR
- Panik anında kendimi, kontrolümü yitirir kendime ve çevreme zarar verebilir miyim ? - HAYIR
- Panik atak bayılmaya sebep olur mu ? - HAYIR
- Deliliğe yol açar mı ? - HAYIR
- Uçakta panik atak gelirse ölür müyüm ? - HAYIR
- Tedavisi var mıdır? - EVET
- İlaç beyni nasıl etkiler, düşünceyi ve davranışı nasıl değiştirir? Beyindeki " alarm" sistemindeki hassasiyeti giderir. Bozulan dengeleri düzenleyerek aşırı bedensel duyum ve belirtileri yok eder! Aklımız beynimizden uzaklaşmaya başlar ve yaşamın diğer yanlarını tekrar görmeye algılamaya başlarız. Zamanla paniği unutur hale geliriz.
- Panik Tekrarlar mı ? Biyolojik, Sosyo-kültürel-ekonomik ve psikolojik şartlar müsaitse her hastalık gibi panikte tekrarlayabilir.Fakat ciddi uzun süreli bir tedavi ile tekrar riski azalır.Ayrıca tekrarlayacaksa çok hafif tekrarlar.Kontrol edilebilir seviyede olur.Bazen doktora bile ihtiyaç duyulmaz. Tedavide paniği kontrol altına almak ve onu tanımak ne yapıp-yapamayacağını bilmek önemlidir.
- Panik şizofreniye çevirir mi? - HAYIR
- Alkol alarak paniği yenebilir miyim ? - HAYIR ( zamanla artar ve bağımlılık gelişir.)
- Kendimi dine inanca versem geçer mi ? - Paniğin inançsızlık ve ibadetsizlikle ilgisi yoktur; "inançlı" insanlarda'da panik yaşanır.
- Yanımda ilaç,adres ve telefonlar,su,bisküvi,tansiyon aleti vs.. taşıyorum. Olmayınca yola çıkamıyorum bir şey olur mu ? Bağlanma , garantiye alma ihtiyacından yola çıkıyorsunuz.Tedavi ile yavaş yavaş bu bağlanma nesnelerinden kurtulmak,özgür ve özgüvene dayalı " sahaya" çıkmanız mümkündür.
- Spor paniği arttırır mı ? - HAYIR ( faydası vardır )
- Seks yapabilir miyim ? - EVET
- Panik geldiğinde acile gideyim mi ? - HAYIR ( Daha önceki nöbetler nasıl geçtiyse bu nöbet de geçecek )
- Panik, depresyonla beraber olur mu ? - EVET
- Panik anında boğazım düğümleniyor, tıkanıyorum. Nefessiz kalıp ölebilirmiyim. - HAYIR
- İlaçla beraber alkol alınır mı? - Çoğunlukla HAYIR,fakat doktorunuza danışmakta yarar var...
- İlaçlar bağımlılık yapar mı? Hayat boyu kullanmam gerekir mi? - HAYIR
- Panikten dolayı işimi değiştirip,veya bırakayım mı? - HAYIR Kesinlikle işinizi bırakmayın ve değiştirmeyin.
- İlaçlar, yiyecekler, içecekler boğazımı tıkar mı? Boğulur muyum? - HAYIR
- Bana büyü yapılmış veya ‘cin' çarpmış olabilir mi? Paniğin bunlarla hiçbir ilişkisi yoktur kesinlikle hocalara,büyücülere,medyumlara, biyoenerjiyle uğraşanlara gitmeyin.

18 - ÖNERİLER

1- Hastalık hakkında doktorunuzdan ve yayınlardan çok iyi bilgi alın. Temel Kural:"Düşmanını Tanı"
Sana ne yapıp ne yapamayacağını bil!
2- Dahili,fiziksel muayeneler ve tahlillerde hiçbir şey yoksa;bir daha tahlil yaptırmayın ve dahili muayeneye gitmeyin.
3- Her hastanın tedavi süresi,onun kişiliğine durumuna bağlı olduğundan tedavi süresini bilin ve bu süreyi en verimli bir şekilde kullanın.
4- Yakınlarınızıda doktorla görüştürün.Hastalığın sizin elinizde ve iradenizde olmadığını öğrensinler ve size"yüklenmesinler"
5-Umudunuzu ve kendinize olan güveninizi hiçbir zaman yitirmeyin."Başaracağım,bu hastalığı yeneceğim ve yaşama sımsıkı sarılacağım. Kendime inanıyorum ve güveniyorum!" telkinini sık sık yenileyin.
6- Mümkünse her gün yarım saat yürüyüş yapın.
7- Her gün duş alın
8- Yüzme imkanınız varsa yüzün
9- Yılda iki kez tatil yapın.
10- Çözemediğiniz ve sizinle direkt ilişkisi olmayan sorunlarda üzülmeyin. "Kulak arkası edin."
11- Kahve ,koyu çay, kolalı içeceklerden uzak durun.
12- Midenizi tıka basa doldurmayın, uzun süre aç kalmayın.
13- Sizin gibi panik yaşayan insanlarla bir araya gelin.Sosyal-kültürel faaliyetlerde bulunun.
14- Panik krizini hissettiğiniz an dikkatinizi başka yere vermeye çalışın
15- Nefes egzersizleri yapın (Derin nefes alıp içinizde tutun ona kadar sayın ve ağzınızdan üfler gibi yavaş yavaş verin)
16- Her gün gevşeme ( relaksasyon ) egzersizleri yapın.Bütün vücut kaslarınızı kasıp sonra gevşetin.
17- Seks yaşamınızı canlandırın, fanteziler üretin
19 - PANİK BOZUKLUK BİLGİLENDİRME YARDIMLAŞMA ve DOSTLUK KULÜBÜ

"Damdan düşeni" en iyi "damdan düşen" anlar gerçeğiyle kulübümüzü kurduk.Panik bozukluk tedavisinin değişik aşamalarında olanlar,iyileşenler kulübümüze katılabilirler.


- Kulübümüz depresyon ve panik bozukluk merkezimizin (DEPAM) katkılarıyla kurulmuştur.

- Üyelerimizle her ay İstanbul'un doğa ile iç içe bir mekanında kahvaltılı toplantı yapıyoruz.

- Eşler yada partnerler içinde organizasyon yapılmaktadır.( Ayrı masada soruları cevaplandırılmakta ve bilgilendirilmektedir.)

- Kaçınma davranışı olanlarla uzman eşliğinde korkularının üzerine gitme tedavisi yapılmaktadır (Asansöre,vasıtalara binme, alış-veriş merkezlerine gitme...gibi)

- Üyelerimizle beraber sinema,tiyatro,konser ve sportif aktiviteler düzenlemekteyiz.

- Üyelerimiz sürekli uzmanlara ve birbirlerine ulaşabilmektedirler. (telefonla,internetle)

Bu amaçla kurduğumuz İNTERAKTİF; www.panik-atak.com ve www.depam.com sitelerimiz de 24 saat iletişim halindeyiz.

 
 
depam.com
 
depam-rehacom
 
 Kadın Rug Sağlığı
 
Güle Güle Depresyon

Sunar Birsöz
Günün Sözü

Dr. Nihat Kaya'nın Diğer Makaleleri

sonbahar

Diğer Sitelerimiz

Panik-Atak Hakkında Her Şey

Depresyon Hakkında Her Şey

 RehaCom Hakkında Her Şey

Panik Bozukluk Hakkında Her Şey