|
1-)İNTİHAR TANIMI - (GiriÅŸ) Bir insanın nasıl olup ta öz canına kıydığı, yada kıymaya yeltendiÄŸi merak ve hayret konusu olmuÅŸtur. Tarih boyunca intihar edenlere " akıl hastası " gözüyle bakılmıştır.Dinler intihara hoÅŸ bakmamış, büyük günah saymışlardır. Psikologlar, psikiyatrlar ve Sosyal bilimciler intiharla ilgili sayısız teoriler üretmiÅŸlerdir. Bir çok ülkede intihar önleme ve psikolojik krizler müdahele merkezleri kurulmuÅŸtur. İntihar kavramını farklı açıklayanlar olmuÅŸtur.Bize göre intihar bir insanın ister tercihi olarak, ister ani bir kriz- travma sonucu yada psikolojik bir hastalığın etkisiyle öz canına kıyma eylemidir. İntiharı bazı sosyal bilimciler "tercih" gibi deÄŸerlendirmesi yanlış bir genellemedir. Çünkü hiç intihar düşüncesi olmayan, fakat ağır bir depresyon geçiren insan, tamamen hastalığının etkisiyle intihar edebilir. Bu bir tercih deÄŸildir. Hastalığın komplikasyonudur. İntihar olayını tek bir nedene indirgemek, çok boyutlu ve komplike yapıda olan insanı basite indirgemektir. İntihara giden yol tek deÄŸildir.Yollar zaman zaman örtüşmekte, zaman zaman kesiÅŸmekte bazen ayrışmakta fakat bütün yollar intihar durağında birleÅŸmektedir. YaÅŸam ve ölüm bir birinin zıddıdır. Ölümü test edemiyoruz. Nasıl olduÄŸunu tahmin etmeye çalışıyoruz.Ölüm her zaman ürkütücü ve bir "son" gibi algılanır. İnsanoÄŸlu ebedi yaÅŸama arzusundadır. Bu yüzden ölümü kendimizden uzak tutmaya çalışırız, üzerimize almayız. Böyle bir savunma psikolojisinde olan insan nasıl olurda ölmeye koÅŸar ? 2-)İNTİHAR GİRİŞİMİ VE İNTİHAR FARKI . Dünya SaÄŸlık Örgütünün saptamalarına göre; intihar giriÂÅŸimleri, gerçekleÅŸtirilmiÅŸ intiharlardan yaklaşık on kat fazladır.(2) ABD'de 1985 yılında, ölümle sonuçlanan yaklaşık 28.500 intihar rapor edilmiÅŸtir. İntihar giriÅŸimleri ise bunun 10 misli daha fazladır.(11) Åžahsın gerçekten kendisini öldürmek isteyip istemediÄŸi arasındaki ayırım net deÄŸildir. Bazı kiÅŸiler hayatlarına son vermek için kendilerince bir sebep bulup kendilerini ölÂdürürken, diÄŸerleri de bunu isteyebilir. Fakat öldürecek dozda ilaç almama, ya da zamanında bulunup kurtarılma, giriÅŸiminden sonra piÅŸman olup etrafa haber verme gibi neÂdenlerle intiharı baÅŸaramazlar. DSM-2 ve DSM-3'te[1] intihar ile ilgili kesin bir tanım ve sınıflandırma verilmemektedir. Sadece DSM-3'te "İntihar Bozuklukları" baÅŸlığı altında intihar patolojik bir davranış olarak ele alınmakta ve 4 alt baÅŸlık verilmektedir. 1- İntihar fikri 2- İntihar davranışı 3- İntihar giriÅŸimi 4- BaÅŸarılı intihar Uluslararası Ruh SaÄŸlığı Enstitüsü ise intiharı 3 büyük baÅŸlık altında sınıflandırmaktardır: 1- BaÅŸarılı İntihar: Birey içindeki saldırganlık içgüdülerinin etkisiyle ölümü aramaktadır. Bu tür intiharda daha çok mazohistik bir yan vardır. Ve intihar ölümle sonuçlanmaktadır. 2- İntihar GiriÅŸimi: Hayatı tehdit edici olan ve bireyin kendisine yönelen her hareketi kapsayan bu tür intihar giriÅŸimleri ölüm ile sonuçÂlanmamaktadır. 3- İntihar Fikri: Birey yaÅŸamına son vermek için çeÅŸitli giriÅŸimlerde buluÂnacağına dair ipuçları verir (Dr. Psik. Birsen Ceyhan yaÂyınlanmamış seminer notları) Arkun'a göre, intihar eylemi ile intihar giriÅŸimleri araÂsında bir ayırım yapmak, belki yapay, ama gereklidir. "Tüm giriÅŸimler, yaÅŸamla, sonucu bilinmeyen bir kumara girmektir." İntihar, hayatına son vermeye karar veren kiÅŸinin en etÂkili metodu seçip, kimsenin müdahalesine izin vermeyecek tarzda kendisini öldürmesidir. Hâlâ yaşıyorsa bu baÅŸarısız bir intihar giriÅŸimidir.(1) Ölmek, bu davranışın tek amacı ve baÅŸarının tek kriteriÂdir. BaÅŸarısızlık ÅŸu nedenlerden dolayı olabilir: 1- İsteÄŸin yeterli kadar güçlü olmaması, giriÅŸimin yarı göÂnüllü olarak yapılması. 2- KiÅŸinin kullandığı metodun yeterince güçlü olmaması. 3- Ya da akıl hastalığı vb. sonucu kararlı bir tavır alaÂmaması(14) ÇeÅŸitli nedenlerle baÅŸarısız olan intihar giriÅŸimlerinin dıÂşında, bir de kendine zarar vermeye yönelik, ama aslında intihar etmek amacıyla deÄŸil, ilgi çekmek, deÅŸarj olmak, yardım talebinde bulunmak amacıyla yapılan eylemler vardır. Bu eylemlerin "kazalar" dışında hayatî zarara saÂhip olmadıkları bilinmektedir. Bu yüzden bu tip zararsız eylemlere "pseudu suicide"(yalancı intiharlar) adı veriÂlir.(1) Psikodinamikler Açısından İntihar GiriÅŸimi ile Gerçek İntihar Arasındaki Fark: Cinsiyet, yaÅŸ gibi çeÅŸitli faktörlere göre, gerçek intiharla intihara giriÅŸim frekansları çok deÄŸiÅŸmektedir. Hemen her yerde griÅŸim sayısının kadınlarda ve genç yaÅŸlarda belli bir üstünlük göstermesine karşılık, gerçek intiharlara erkekÂlerde ve yaÅŸlılarda daha fazla rastlanmaktadır. Åžu halde, sosyal koÅŸullar bir yana, gerçek intihar ile giriÅŸim psikodiÂnamik faktörler bakımından birbirinden farklı olup, bir baÂkıma kökten farklı bir anlam taşımaktadır. a) Menninger'in İntihar-Ölüm İsteÄŸi Üzerine Fikirleri: Menninger'in intihar hakkındaki görüşü özellikle intihar giriÅŸimlerinin açıklanmasında deÄŸerlidir. Menninger, psikaÂnalitik teorilere dayanarak intiharı açıklamaya çalışmış olarak tanınır. Ölüm ve yaÅŸama isteklerini ele alır ve intiÂharı bu ikisi arasındaki bir çeÅŸit savaÅŸ, bir dram olarak taÂnımlar. Menninger'e göre, insanda çok karmaşık bir ölüm arÂzusu vardır. Bu arzu üç elemandan meydana gelmektedir: 1- Öldürme isteÄŸi, 2- Öldürülme isteÄŸi, 3- Ölme isteÄŸi. Kısaca, intiharda önce adam öldürme istekleri belirir. Bu, ya kendisi ya da baÅŸkası hakkında açık bir ÅŸekil alabilir. İntihar eden kiÅŸi bu istekleri açıktan açığa kendine karşı çevirip kendini öldürmeye kalkar. Fakat asıl sorun ölme isÂteÄŸi, yani bütün bilinçaltı ile insanın ölümü istemesidir. Zira ancak o zaman intihar tam baÅŸarıyla sonuçlanır ve inÂtihar etmek isteyen kiÅŸi ölür. Dikkati çeken nokta ÅŸudur ki, öldürülme isteÄŸi her zaman ölmek istemek anlamına gelÂmez. İşte bu bakımdan Menninger bazı kimselerin intihara giriÅŸimde bulunduktan sonra, iÅŸ baÅŸarısızlığa uÄŸrayınca, naÂsıl bütün gayretleriyle hekime yalvarıp ölümden kurtulma çarelerini aradıklarını açıklar. Paradoks gibi görünen bu hallerde, sorun, yani intihardan vazgeçme atılımı intihara giriÅŸimde bulunmuÅŸ olanın bu fikirden vazgeçmiÅŸ olmasından deÄŸil de daha esaslı bir olayın kendisine cereyan etmesinÂdendir. Yani böyle bir insan, bir taraftan kendisine karşı ÅŸiddetli ve öldürücü fikirler, niyetler beslerken, bir taraftan da haÂyattan bütün bütün ayrılmak istememektedir. Birinci istek aktif, ikincisi, ölüm isteksizliÄŸi ise pasiftir. Böyle durumda intihara kalkışan kimse aslında ölmek istememektedir. 3-) İNTİHAR İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ (KİMLER İNTİHARA DAHA YATKIN) İntihar ve intihar giriÅŸimi üzerine yapılan birçok araÅŸÂtırma ve inceleme sonucu bazı ortak noktalara varılmıştır. Bununla beraber, yayınlar arasında risk faktörleri arasında farklılıklar da görülmektedir. ÖrneÄŸin, bazı yayınlar beyaz ırktan olmayı bir risk faktörü olarak ele alırken, bazı yaÂyınlar ırkın o kadar önemli olmadığını, esas belirleyici olanların sosyal ve psikolojik yapı olduÄŸunu belirtmekteler. AÅŸağıdaki tabloda deÄŸiÅŸik yayınlardan derlenen risk fakÂtörleri verilmiÅŸtir.(11,14,15,16,17) Risk Faktörleri: o Erkek olma. o Bekâr olma. o Beyaz ırktan olma. o BoÅŸanmış, dul, ayrılmış olma. o İş kaybı. o Ergenlik. o Yaşın ilerlemesi. o Åžehirde yaÅŸama. o Dinsiz olma. o Son altı ayda fiziksel saÄŸlığın kötüleÅŸmesi. o Öyküde intihar giriÅŸiminin varlığı. o Ailede intihar öyküsünün olması. o Stres düzeyi yüksek olan iÅŸlerde çalışan profesyoneller: Hekimler (psikiyatristler, anestezistler, göz uzmanları) Avukatlar. DiÅŸ hekimleri. Polisler. o AÅŸağıdaki psikiyatrik bozukluklardan birini gösterme: Depresyon. Alkol bağımlılığı. Åžizofreni. KiÅŸilik bozuklukları. Deliryum (bilinç sislenmesi). Demans (bunama). o AÅŸağıdaki psikiyatrik belirtilerden birine sahip olma: Emir veren sesler duyma. Etkilenme sanrısı. Perseküsyon sanrısı. Negativistlik. Stengel'e göre, aÅŸağıdaki faktörler intihar olayında intiÂharla ters baÄŸlantılıdır: o Kadın olmak. o Evli olmak. o Çok sayıda çocuk. o Dinî baÄŸlılık. o Düşük sosyo-ekonomik sınıf. o SavaÅŸta olmak. o İnsan yoÄŸunluÄŸunun az olduÄŸu yerlerde yaÅŸamak. o Bahçe vb. kırsal alan meÅŸguliyetleri. Yazar, bu faktörlerin daha çok Batı toplumları için geÂçerli olduÄŸuna dikkat çekmektedir.(14) İntihar davranışı için tek bir faktörden söz etmek doÄŸru deÄŸildir. Yukarıda sayılan risk faktörlerinin birkaçının bir arada olması beklenir. Çünkü, bir tek risk faktörüne sahip olan binlerce insandan birisi intihar ediyorsa, baÅŸka etmenÂler de söz konusu olmalı... İntihar ve intihar giriÅŸimi hakkında yapılmış yüzlerce çalışma vardır. Saptanan risk faktörleri bunların ürünüdür. Bunlardan yaÅŸ, cinsiyet, medeni durum, ırk faktörü, meslek, sosyal statüyle intihar iliÅŸkilerine daha önce temas ettiÄŸiÂmiz için burada üstünde durulmayacaktır. 4-)KİMLER NEDEN İNTİHAR EDİYOR ? Günlük pratik hayatta intihar davranışını iki ÅŸekilde göÂrüyoruz: 1- Demonstratif (gösteri, teÅŸhir) amaca yönelik, 2- Gerçek ölüm arzusu ile intihara kalkışmak. Demonstratif İntihar Davranışı: o Korkutmak, o İlgi ve yardım saÄŸlamak, o Sevgi kazanmak, o Mesaj vermek gibi amaçlarla gerçekleÅŸtirilebilir. Bu davranış biçimi toplum tarafından, hatta hekimler taraÂfından bile yeterince ciddiye alınmaz. Ölme niyeti olmadan yalnızca yukarıdaki maksatlar için intihara kalkışanların bir kısmı, ellerinde olmadan bu eyÂlemi ileri götürerek bir çeÅŸit "kazaen" ölüme maruz kalırÂlar. Demostratif intihar davranışı, diÄŸer intihar davranışÂları gibi ciddiye alınmalıdır. Potansiyel intihar olarak deÂÄŸerlendirilmelidir. Bu potansiyeli doÄŸuran dinamik ve sosÂyal faktörler araÅŸtırılmalıdır. Prof. Dr. Suna Taneli'nin vurguladığı gibi, bu davranışı, "bir yardım talebi", "el uzatma" olarak görmek gerekmektedir.(54,71) "Her intihar olayında ortak olan, topluma sesleniÅŸtir, onÂdan yardım talebidir." Gerçek Ölüm Arzusu İle İntihara Kalkışmak: o Psikiyatrik bozukluklarda bir sonuç, komplikasyon veya hastalığın bir belirtisi olarak meydana gelen intiharlar, o Kısa devre reaksiyonu olarak intiharlar. Psikiyatrik birçok tabloda intihar davranışına rastlanır. Bu bir tifolunun, kanserli hastanın hastalığından ölmesi gibi bir olaydır. Tek farkı, bu iÅŸi kendi eliyle ve fakat hasÂtalığının etkisiyle, iradesi dışında yapmasıdır. ÖrneÄŸin ağır depresyonlu bir hasta hissettiÄŸi derin keder, ızdırap ve sıkıntı ile beraber; zamanın yavaÅŸladığı ve hatta durÂduÄŸu hissine kapılır. Bu durumda kendisi "Ebediyen yaÅŸaÂmaya ve bu ızdırabı sonsuza kadar çekmeye mahkûm olmuÅŸ bir kiÅŸidir." Bu durumda en çok istediÄŸi bir an önce ölmek ızdıraptan kurtulmaktır. Bunun için her vasıtaya baÅŸvuÂrur.(54) Gerçek intihar ihtimali riskinin izafi olarak en yüksek olduÄŸu ruhsal bozuklukların başında depresyonlular bulunur. Ölümle neticelenen intihar teÅŸebbüslerinin yaklaşık %65'inÂde depresyon teÅŸhisi konmuÅŸ olan hastalardır. Bunların çoÄŸunluÄŸu iki uçlu ve unipolar depresyonlulardır. Depresyonlardan sonra alkol, uyuÅŸturucu ve uyarıcı madde bağımlılarından maddenin kullanıldığı süre içerisinde ya da kesildikten sonra, yoksunluk belirtileri sırasında intiÂharlar olabilir. Åžizofreniklerde de amaçsız ve anlamsız intiharlar görüleÂbilir. Hezeyan ve halüsünasyonları doÄŸrultusunda da bu eyÂlemi gerçekleÅŸtirebilirler. Organik beyin ve beden hastalıklarına baÄŸlı ruhsal boÂzukluk, aÄŸrılı hastalıklarda, aşırı ve uzun süreli zorlanmaÂlarda, yaÅŸlılık çağının bedensel ve ruhsal hastalıklarında, cinsel uyum bozukluklarında, uzun süreli paranoid bozuklukÂlarda; kimsesiz, yalnız yaÅŸayanlarda intihar riski söz koÂnusudur... Ölümle sonuçlanan intiharlarda kronik alkolizm oranı depresyonlulara yakındır. İntihar eden kiÅŸilerin %80'i depÂresif, alkolik, ya da her iki bozukluÄŸun birlikte bulunduÄŸu hastalardır.(11) Bu oran Åžizofreni ve bedensel hastalıklara baÄŸlı ruhsal bozukluklarda %5-10 arasındadır.(53) Gerçek ölmek arzusu ile intihara kalkışanların ikinci gruÂbunu, "kısa devre reaksiyonu" olarak intihara teÅŸebbüs edenler oluÅŸturmaktadır ki, bunlar: o Büyük bir felaket, o Maddî ve manevî önemli bir kayıp, o Okul baÅŸarısızlıkları, o Ticari baÅŸarısızlıklar, o AÅŸk intiharları, o Utanç hissi gibi bir olay, o Kollektif olarak intihar edenlerden oluÅŸmaktadır.(53) KiÅŸinin son derece önem verdiÄŸi birtakım ÅŸeylerin eksikÂliÄŸi veya kaybı ya da altından kalkamayacağı birtakım olaylarla karşılaÅŸması durumunda, eÄŸer ÅŸahsın defans meÂkanizmaları ile bu problem aşılamıyorsa ve buna kırşı koÂyacak yeterli direnci ve kiÅŸiliÄŸi yoksa intihar gündeme geÂlebilir. KiÅŸi gerçekten ölmek isteyebilir. Burada olayların köşeye sıkıştırdığı bir insanın hem "kaçma" arzusu hem de karşısındakileri "cezalandırma" arzusu söz konusudur. İdam mahkûmlarının ölümden korktukları için kendilerini öldürÂdükleri çok görülür. Bu oldukça "paradoks", çeliÅŸkili olayda aynı kökten, gerçekten kaçma ve karşısındakilerin kendiÂsine bir ÅŸey yapmalarını önleme arzusundan kaynaklanır. Bu tür intiharlarda bir taraftan "acz", diÄŸer taraftan da saldırganlık ve öç alma duyguları mevcuttur. KiÅŸi düşmana yapamadıklarını, kendisine yapmakta, onu öldüremediÄŸi için kendisini öldürmektedir.(54) 5-)İNTİHAR EDECEKLERİN ÇEVREYE VERDİĞİ SİNYALLER İntiharın Önceden Anlaşılmasına Yönelik İpuçları: 1- YaÅŸam Biçimiyle İlgili ve Durumsal İpuçları: a- Hayatın erken dönemlerinde evden ve okuldan kaçma, dürüst olmayan davranışlar. b- Baba tarafından erken reddedilme. c- Yinelenen ve baÅŸarısız olmuÅŸ evlilikler. d- Alkolizm ve uyuÅŸturucu kullanımı. e- Düzensiz ev ve iÅŸ hikâyesi, gelirde iniÅŸ çıkışlar. f- Çalışma gücü ve baÅŸarı arasındaki çeliÅŸki. g- Uzun süreli ölümcül hastalık. h- İş, evlilik ve yakın dostlarla ilgili kayıplar ya da problemler. ı- İntihara kararlı olma, saldırgan hayat sürme (hayatta saldırgan davranışlar). i- Büyük zorlamalar getiren yaÅŸantılar. 2‑ Davranışla İlgili İpuçları: a‑ Ruhsal bozukluk belirtilerinin bulunması. b‑ Ölüm riski olan ilaçları küçük dozda kullanma. c‑ Son 6 hafta içinde duygusal iliÅŸkilerde kesilme. d- Cinsellikle ilgilenmeme. f‑ Toplumsal etkileÅŸimlerden geri çekilme. g‑ SevdiÄŸi eÅŸyaları eÅŸe dosta dağıtma. 3‑ İletiÅŸimle İlgili İpuçları: a‑ Ölüm isteÄŸini belirten doÄŸrudan ve yinelenen konuÅŸmaÂlar. b‑ Dolaylı olarak mutsuz, olumsuz, kararsız, karamsar düşünce içeriÄŸi ve umutsuz konuÅŸma içeriÄŸi. İntihar Konusunda DoÄŸrular ve Yanlışlar: o Suisidden bahseden kiÅŸiler intihar etmezler.(Y)[2] o Her intihar eden on kiÅŸiden sekizi suisidden birkaç ay önce belirgin sinyal, uyarı ve ipuçları vermektedir.(D)[3] o EÄŸer intihardan bahsetmezsek, intihar gerçekleÅŸmez.(Y) o Suisidden bahsetmek önlenmesinde etkili bir yöntemÂdir.(D) o Suisid uyarı vermez.(Y) o AraÅŸtırmalara göre suisidal kiÅŸiler tarafından yapılan yardım çaÄŸrıları çoÄŸunlukla kodlanmış (imalı) ÅŸekilde veriÂlir, bunların farkına varmak hayat kurtarabilir.(D) o Suisidal kiÅŸiler kesinlikle ölmek istemektedirler.(Y) o Suisidal kiÅŸilerin çoÄŸu yaÅŸamla ölüm arasında kesin bir seçim yapamamışlardır. Bir bakıma "ölümle kumar oynaÂmaktadırlar," kendilerini kurtarmayı baÅŸkalarına bırakırÂlar.(D) o Bir kiÅŸi bir kez suisidal olduÄŸu zaman ömür boyu suisiÂdal davranışları devam eder.(Y) o Kendilerini öldürmek isteyen kiÅŸilerin çoÄŸu yalnızca kıÂsıtlı bir zaman için suisidaldirler. EÄŸer krizden kurtulabiÂlirlerse iyi bir hayat sürebilirler.(D) o Kriz sonrası iyileÅŸme suisid riskinin sona erdiÄŸini gösteÂrir.(Y) o İntihar giriÅŸiminde bulunanların çoÄŸu "iyileÅŸme" baÅŸlaÂdıktan sonraki üç ay içerisinde ölümcül düşünce ve duygulaÂrını gerçekleÅŸtirmek için yeterli enerjiye sahiptirler. AileÂler ve hekimler özellikle bu dönemde dikkatli olmalıdırÂlar.(D) o İntihar ya çok zengin ya da tam tersi çok fakirlerde göÂrülür.(Y) o Suisid, toplumun her türlü ekonomik seviyesinde görüleÂbilir.(D) o Suisid eÄŸilimi kalıtımsaldır.(Y) o Suisid kiÅŸiseldir ve önlenebilir. Yalnız ailede bu kiÅŸinin intiharı diÄŸerleri üzerinde büyük etki yaratabilir ve onları da risk altına sokar.(D) o İntihar eden herkeste psikiyatrik bir bozukluk varÂdır.(Y) o İntihar eden kiÅŸiler çok üzüntülü, ümitsiz olabilirler; bu, her zaman akıl hastalığına iÅŸaret etmez.(D) o Televizyondaki intihar sahneleri (model oluÅŸturarak) intiharları arttırabilirler.(D)(90) 6-) İNTİHAR GİRİŞİMİ OLAN İNSANA NASIL YAKLAÅžILMALI ? Tedavide en mühim yol, hasta ile temas saÄŸlamak ve dünya ile arasında yeniden baÄŸlantı kurmaktır. Yardımı yapacak olan insanın bilhassa psikolog ve psikiyatrist için bilinmesi gereken nokta ÅŸudur: Hastanın psikolojik desteÄŸe ihtiyacı vardır. Bu durumÂdaki bir insan yaÅŸamanın deÄŸeri olduÄŸunu unutmuÅŸ, bir baÂkıma özdeÅŸlik-identity'sini âdeta kaybetmiÅŸtir. Onda bu hissi yeniden yapılandırmak ve aksiyona yöneltmek lâÂzımdır. Bütün bunları gerçekleÅŸtirmek için hastanın akraba, dost, yakınları ile iÅŸbirliÄŸi kurup, birlikte bir tedavi plânı tatbik etmek gerekir. Durumları çok ciddi, intihar potansiÂyeli çok yüksek olan hastaların hastahane ve psikiyatrik klinikte tedavisi ÅŸarttır. Böylelikle hem hasta intihara karşı daha iyi korunmuÅŸ olur. Hem de gereken tedavi usulÂleri bulunan bir yerde hasta ele alınmış olur. İntihardan önÂceki muayenesinde (İ.Ö.M.) vazifeli olan psikiyatrlar gereÂkirse gereken ilaçları verir veya hastanın durumuna göre baÅŸka tedavi yollarına gidebilir. Hasta ile yapılan "İnterwü" boyunca psikolojik destek saÄŸlama ve yardımcı olma; onu anlamaya, önyargısız deÄŸerÂlendirmeye yönelik bir davranışla saÄŸlanır. Psikolog veya psikiyatrlar, hastaya, kendisini ölümü göze aldıracak kaÂdar vahim saydığı ve ÅŸahsiyetini bütünüyle sarsan durumun gerçeklik derecesinin algıladığı kadar olmadığını hissettiÂrir, bu türden olayların görülebileceÄŸini, herkesin başına geÂlebileceÄŸini, fakat iyileÅŸmenin mümkün olduÄŸunu söylemek ve inandırmak durumundadır. [1]- DSM: Amerikan Psikiyatri BirliÄŸinin Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırması [2]- (Y): Yanlış [3]- (D): DoÄŸru
|