Türkiye'de Sosyal Patlama Olur Mu? Print E-mail

*Türkiye toplumu son yılların ağır sosyal,siyasal,ekonomik ve psikolojik

bunalımını yaşıyor.Herkes bir sosyal patlama beklentisi içinde.Toplumsal dokumuzda;birey-devlet ilişkisi dikey eksende , üst yapının etkisi çok belirgin ve baskın...

*Ataerkil aile yapısı,itaat kültürü,kutsal devlet anlayışı,çoğunluk için birey feda edilebilir zihniyeti temel taşlarımızı oluşturuyor.Bundan dolayı Osmanlı İmparatorluğunda, imparatorluğun"bekası"için kundaktaki şehzadeler dahi imha edilebilmiştir.

*Fertlere"kul"olma ve devlet için var olma hakkı tanınmıştır.En iyi fert;yönetimine,devletine,siyasi liderine tarikat şeyhine,ideolojisine ve onun önderlerine sorgusuz,sualsiz teslim olandır.O bilecektir ki;kendi aklı siyasete,ekonomiye eğitime,dine,yönetime,felsefeye, pek ermez...

Hem aklını kullanmasına zaten gerek yok ki;nasıl olsa onun yerine devletliler,büyükler zaten düşünüyor ve en" iyi kararı alıyorlar"

O" otursun oturduğu yerde" bunların hepsinde "bir hikmet var"diye düşünsün ve kafasını yormasın...

Sivil, askeri, elitist ve bürokratik kesim kurduğu devleti; bireye, halka karşı koruma içgüdüsüyle hareket ediyor.Diğer yandan toplumda hakim olan feodal kültür nedeniyle,toplumsal dayanışma azalsa da devam etmektedir.Bir ailede bir kişi çalışıp on kişi ondan yararlanabilmektedir.Borç alıp vermeler,karşılıksız yardımlar;sadaka,zekat,fitre adak uygulamaları;bazı vakıf ve derneklerin yardımıyla kişiler yaşamını sürdürmektedir.

Ayrıca"tevekkül"ve"buna da şükür"kadercilik" bunda da vardır bir hikmet" anlayışları fertleri ve toplumu frenleyebilmektedir.

Kısmen varolan sivil toplum örgütlerinin örgütlü çıkışları da şiddetle baskılandığı için, insanlar hep korku ve kaygı içinde uzak durmaktadırlar.

İşte bu nedenlerden dolayı diyorum ki Türkiye

de bugünkü şartlarda sosyal bir patlama olmaz.Bireysel bazda suçlar,tahammülsüzlükler, trafik kazaları ,intihar,cinayet artabilir.Ama toplu bir harekete dönüşmez.

Diğer yandan gelir dağılımındaki ve sosyo-kültürel farklılıklara rağmen;toplumda ciddi ortak düşünce ve davranış biçimleri de dikkat çekmektedir. Alt gelir gurubunda olanlarda denize ,piknik alanlarına çöpünü atıyor, üst gelir gurubu da aynı davranışı sergiliyor.Her iki kesimde ; biri şahin marka arabasından diğeri mersedes veya Bmv' sinden sigara izmaritini camdan "sallayabiliyor". Yine aynı televizyon proğramları izleniyor. Ve "Televoleli,Lailalı" hayata ağzının suyu akarak bakıyor. İçinden "ah bende şu ince belli şuh hatunların, yakışıklı delikanlıların bulunduğu mekanlara takılacak güce erişsem diye geçirmektedir.Veya" ben neden hortumlamayı" beceremiyorum diye kendi kendine kızmaktadır. Dolayısıyla eleştiri yapanların çoğu fırsatını buldu mu aynı şeyleri yapmaktadır. Bu nedenle ekonomik kriz bizim gibi "çocuksu ve özgüvenden yoksun" toplumlarda toplumsal çözülme ve çürümeyi hızlandırabilir.

Boşanmaların artışı, kapkaçcılığın , hırsızlığın artması, fuhuşun ve intiharların artması da bunu göstermektedir.

Bunun için Türkiyenin Avrupa Birliği,"Kopenhang"kırıterleri" gibi,temel insan hak ve hürriyetlerinin ve refahın esas alındığı bir sürece girmesi gerekir.

 
 
depam.com
 
depam-rehacom
Sonbahar ve Kış Depresyonları ve Panikatakları Doğal Yöntemlerle Tedavi

Uzm. Psk. İzzet Kan Makaleleri

Dr. Nihat Kaya Makaleleri